Hakkımda

Ben Serhat Erdoğan. Bakırköy doğumluyum. Yani tamı tamına 40 yaşındayım. Yaşam veya imaj koçluğu yaptığım kişilerin yaşadığı şehirlere yerleşip 6 ay veya 1yıl boyunca o şehirde kalmaktayım. Yaşam koçluğunu yaptığınız kişilerin her zaman aynı yerde yaşamak zorundasınız.

Benim sporla ilk tanışmam 1993 yılında lise bittikten sonra olmuştur. Çorluda o zamanlar da sadece bir tane spor solonu vardı ve yaşam koçu,imaj koçu,gençlik koçu,fitness koçu gibi kelimeler dahi bilinmiyordu. Cardio çalışmasında kullanılacak ekipmanlar, bisiklet, koşu bantı, eliptik kürek gibi ekipmanlar bile yoktu. Spor salonlarındaki herkes deli gibi en az 2 saat çalışıp sonrasında eve gidip Allah ne verdiyse onu yiyordu. Beslenmenin vücut geliştirme veya fitness ile bağlantılı olduğunu bile bilmiyorduk. O zamanlar şimdiki gibi internet yoktu, vücut geliştirme ve fitness dergileri yoktu , doğru bilgiler alabileceğimiz profesyonel fitness antrenörleri, yaşam veya imaj koçları yoktu. Vücut geliştirme ve fitness federasyonu kurulalı daha 2 yıl olmuştu. Supplement yoktu yani protein, bcaa, gulutamin, aminoasit bunların hiçbiri yoktu ve Türkiye’de satılmıyordu bile. Düşünün o zamanlarda bu kadar imkansızlığa rağmen kendi çabalarımızla spor yapmaya çalışıyorduk.

Günümüzde insanların antrenman ,beslenme ve spor konusunda bilgi alacakları bir çok yazı, dergi, kitap ve internetten edinebileceği bir sürü bilgi mevcut. İnternet üzerinden yaşam koçluğu, imaj koçluğuyla ilgili yüzlerce makaleye ulaşabilirsiniz. Bunları bırakın; dilerseniz ve maddi durumunuz iyiyse, bire bir antrenman yapabileceğiniz beslenme ve diyet konusunda bilgi alabileceğiniz bir sürü fitness antrenörü, müsabık sporcu, personal trainer, master trainer,yaşam koçu,imaj koçu,gençlik koçu mevcut. Fakat insanlar bunların kıymeti bilinmiyor malesef. İnsanlar sağlığın spor, diyet ve dengeli beslenmeyle olabileceğinin farkında değiller, yani kısaca ellerindekinin kıymetini bilmiyorlar.

Vücut geliştirme sporuyla asıl tanışmam 1997 yılında askerlik bittikten sonra olmuştur. Hayatta herkesin her şeyden üstün tuttuğu ve herkesten çok sevdiği bir şeyi mutlaka vardır. İşte bu manada benimde herkesten ve her şeyden çok sevdiğim vücut geliştirme ve fitness sporudur. Son birkaç yıldır dövüş sporlarına da merak sardım ve aktif olarak Muay Thai sporuyla hala uğraşmaktayım. Bence cardio çalışması olarak dövüş sporları biçilmiş kaftandır.

Bence insanların yaptığı en büyük hata dünyadaki en önemli varlığın kişinin kendisi olduğu unutmasıdır. Kişinin kendisi iyi, mutlu,neşeli ve sağlıklı ise ancak o zaman etrafındaki insanlara bir faydası dokunur. Aslına bakarsanız bence gerçekten hayatın bir şifresi vardır ve o şifreyi çözemeyen insanlar hayatta en çok yıpranan insanlardır. Kendi gözlemlerime dayanarak insanları incelediğimde 25 yaşındaki insanın 35 yaşında göstermesi çok rastlanan bir durumdur. Benim gibi hayatın şifresini çözdüğünü düşünen, her zaman gülmeye çalışan neşesini asla kaybetmeyen insanlar ise her zaman daha genç bir görünüme, daha fit bir vücuda ve daha iyi bir imaja sahip olabilmektedir.

Benim resimlerime bakarsanız 40 yaşımda birisi gibi durmadığımı anlarsınız. Şaka gibi ama 1 yıl sonra 41 oluyorum beaa. Demek ki hayatta bazı şeyleri doğru yaptığımın sağlamasını kendi yüzüme ve vücuduma bakarak yapabiliyorum. Hayatta deli olmak en azından akıllılardan daha doğru bir davranıştır. Zaten fazla seçme şansınızda yok ya akıllı ya deli olacaksınız olay bu.

Bizim insanlarımızın en büyük hatalarından birisi gülmek için gülecek bir şey olmasını beklemektir fakat bence buna hiç gerek yoktur. Bence insanlar her zaman komik şeyleri düşünüp gülmeli ve beraber olduğu insanların neşeli olmalarına dikkat etmelidirler. Hayatta her zaman önemli olan sonuçtur. Güldün mü? güldün süper, önemli olanda sonuç itibari ile gülmektir.

Doğru söylemek gerekirse 40 yaşında olup yaşımı göstermiyorsam doğru yoldayım demektir bence.

Sporu herkesten ve her şeyden çok seviyorum çünkü gücümü , sağlığımı ,mutluluğumu, imajımı ve hayata umutlu bakmamı spor sağlıyor.

Arkadaşlar size çoğu kişinin bilmediği bir şeyden bahsetmek istiyorum. Dünyadaki en iyi ilaç kastır ve ne kadar kasınız varsa o kadar ilacınız var demektir. Herkesin bas bas bağırdığı zayıflama diyetleri, yok sporcu diyeti, yok Hollywood diyeti, yok şu diyeti, yok bu ünlü ismin diyeti falan filan asla ve asla kas kütlesini artırmaya odaklı değildir. Ayrıca her antrenman nasıl kişiye özel olması gerekiyorsa her diyette kişiye özel olmalı ve o kişinin yaşamına ve hedeflerine göre belirlenmelidir. Böyle bir sürü saçma sapan isimli diyetlerin sadece ve sadece bir tane hedefi vardır kilo ver zayıfla da nasıl zayıflarsan zayıfla, imajın iyi olsun.

Arkadaşlar bilimsel olarak kanıtlanmıştır kas kütlenizi artırdığınız zaman otomatik olarak metobolizma hızınız artacaktır. Yani yediklerinizi daha hızlı yakabileceksiniz . Kas kaybı dediğimiz olay yani kas artrofisi ise kas kesitinin küçülmesi, kasın zayıflaması anlamına gelmektedir . Benim çalıştırdığım kişilerde asla zayıflama ve kilo verme kelimelerini asla telaffuz bile etmem ve çalıştırdığım kişilere asla konuşturtmam. Zayıflama zaten olumsuz anlamlı bir kelimedir ve benim hedefim asla zayıflama olamaz. Bu ne ya zayıfladım antrenman yapıyorum bir nevi savaşa giriyorum zayıfladım, anlam olarak bile kötü bir kelime bence. Benim her zaman kas kütlesini artırmak birinci hedefim olmuştur ve daha sonra ikinci hedefim ise doğru zamanda doğru şartlarda yapılan cardio çalışmaları ile yağ hücrelerini enerji olarak vücudun kullanmasını sağlamak yani yağ yakmaktır .

Malesef bizim ülkemizde kilo verme ve zayıflama takıntılı insanlar epey fazladır. Sonuç olarak yağ hücrelerini yakamadıktan sonra zayıflamanın ve kilo vermenin hiçbir mantığı yoktur. Vücuttaki yağların yakılması için bazı şartların oluşturulması gerekir. Ben kendi adıma konuşmam gerekirse vücut geliştirme yarışmalarına, yaşam koçluğuna hazırlandığım dönemlerde, özelikle en iyi yağ yakımının ne zaman olduğu konusunda tecrübeme dayalı bilgi sahibi olduğumu düşünmekteyim. Zayıflama , daha doğrusu kas artrofisi gerçekleşen kişilerde vücudun savunma mekanizmaları devreye girmekte ve belli bir süre sonra vücut kaybettiği yağın daha fazlasını depolamaktadır. Bunun sebebi vücudun aynı dengesiz kilo kaybına tekrar uğramaması için daha fazla yağ depolamaya başlamasıdır. Benim çalıştığım kişilerde kas gelişimi yani kas hipertrofisi daha fazla oluşmaktadır. Bilimsel olarak antrenman sonucu vücutta bir sürü yıkım meydana getirmektedir. Antrenman sonrası recovery phase yani yenilenme sürecinde vücudun ihtiyaç duyduğu besinler alınıp çalıştırılan kas grubu gerektiği kadar dinlendirilirse o kadar çok hipertrofi yani kas gelişimi oluşmaktadır. Bilimsel olarak antrenman= kas hasarıdır. Bunun farkında olmayan insanların sadece kilo verme ve zayıflama isteği olan kişiler beslenmelerini sporcu diyetine göre yapmazlarsa elde edicekleri sonuç sadece ve sadece kas artrofisi yani kas kaybıdır. Mantıklı olarak incelenirse zayıflamak çok tehlikeli sonuçlara sebep olmaktadır. Sürekli diyet yapıp az yemek yiyen insanlarda kas artrofisi çok yüksek düzeyde olmakla zaten belirli bir zaman sonra aynı kilolar yağ olarak vücuda tekrar yansımakta ve imajınız bozulmaktadır. Bence vücudunuzda ne kadar fazla kas kütlesi varsa o kadar fazla sağlıklısınız demektir. İnsanların kas kütlesini arttırması için doğru antrenman teknikleri, doğru beslenme, doğru sporcu diyeti ve doğru dinlenme kriterlerine sahip olması ve bunları uygulaması gerekmektedir.

Buradan insanlara kendilerini çalıştıran fitness eğitmenlerine, yaşam,imaj,gençlik koçlarına birkaç soru sormalarını rica ediyorum. Sizi çalıştıran yaşam,fitness koçuna size hangi antrenman çeşidini uygulattığını sorun lütfen, ikinci olarak size yazdığı programdaki mesela 4*15 yazıyorsa neden 4*15 olduğunu ve bunu 3*15 veya 2*15 veya 2*10 veya 4*12 10 8 6 olamazmı diye bir sorun lütfen. neden 4*15? Bunu üstüne basa basa sorun lütfen. Bu soruları sormanızı istememin nedeni ukalalık yapmak veya bu işleri çok iyi biliyorum anlamında algılamayın lütfen amacım bunu ispatlamak kesinlikle değil. Benim amacım bu işe yıllarını vermiş araştırmış, bir sürü eğitim programına katılmış, yaşam imaj koçluk sertifikaları almış, fitness antrenörleriyle hiçbir şeyden anlamayan fitness antrenörleri arasındaki farkı ayırt etmenizi sağlamak ve farkındalığınızı artırmaktır.

Günümüzde nerdeyse yoldan geçen herkesin, ucuza çalıştırmak adına, yaşam, imaj, fitness koçu olarak çalıştırılması çok normal bir şeydir. Arkadaşlar kaliteli ve sağlıklı bir şekilde kas kütlenizi arttırabiliyor, eklem rahatsızlığı ve kalıcı kas ağrıları çekmiyorsanız zaten doğru yoldasınız demektir.

Arkadaşlar size antrenman yaptıran insanların sporcu kimliğini ve antrenörlük belgesi olup olmadığını mutlaka bilmeli ve sahip olduğu diğer yaşam koçu, imaj koçu, gençlik koçu sertifikalarını dikkate almalısınız. Zaten şöyle bir gerçek vardır yaşam fitness imaj koçunun vücuduna bakarsanız size hangi konumda olduğunu ve bu işleri ne kadar iyi bildiği konusunda size ipucu verebilir. Kendine faydası olmayan bir insan size nasıl faydası olabilir ki?

Kendi adıma konuşacak olursam 1997 yılından bu yana vücut geliştirme, fitness ve yaşam koçluğu sektörünün içindeyim. İki adet spor salonu işlettim ve her zaman çalıştırdığım kişilerde önceliğim kas kütlesini arttırmak olmuştur. Zaten doğru sporcu diyeti ve antrenmanlarla beraber dengeli beslenme uygulandığında kas artrofisi , yani kas kaybı kesinlikle oluşmamaktadır, bununla beraber beslenme programına protein, amino, bcaa ve glutamin gibi sporcu gıda takviyeleri eklendiğinde kaliteli kas gelişimi elde edilebilmektedir. Diyet dediğimiz olay birkaç ay olmamakla beraber ömür boyu sağlıklı beslenme olarak uygulanmalıdır.

Zaten diyet kelimesi eski Yunancadan gelmekte ve anlamı alışkanlıklardır. Benim müşterilerime uyguladığım beslenme, yaşam programı asla birkaç aylık değildir. Bir ömür boyu sağlıklı beslenmenin temel taşlarıdır. İnsanlara her gün balık vermektense balık tutmayı öğretmek benim felsefemdir günümüzde insanların en büyük sıkıntılarından biri çok kısa zamanda çok fazla sağlıksız bilgiye (yanlış bilgiye) sahip olmasıdır. Bence buna kısaca bilgi kirliliği diyebiliriz.

Günümüzde herkes her konu hakkında bir şeyler söylüyor, fikir üretiyor ve bu söyledikleri şeylerin tam tersini de savunan bir sürü insan var malesef .

Benim kendi hayatımda tecrübe edip uyguladığım en önemli konu vücut geliştirme ve fitness dergilerinde, yaşam & imaj koçluğu makalelerinde, internette ve televizyonda gördüğünüz duyduğunuz şeylerin %50 sinin yalan dolan olduğudur. Vücut geliştirme ve fitness dergisinin birisinde editörün creatin hakkında tam 5 sayfa yazı yazdığını okumuştum ve öyle bir bahsediyordu ki sanırsınız 1 kutu creatin alıp Mr. Olympia olacaksınız. Yahu kutusu 40 TL olan bir sporcu gıda takviyesi nasıl olurda bana bu kadar çok fayda sağlayabilir? Bunlar gerçekten bu işin içinde olmayan insanları kandırmak için yapılan yazılardır. İster inanın ister inanmayın yazılan her türlü yazının abartısız yarısı saçma sapan yalan dolan olmakla beraber geriye kalan %50 kısmı sadece ve sadece deneyip uyguladığınız şeylerin doğruluğunu sizin deneyimlerinizle kanıtlamanızdır . Yani kısaca ne duyarsanız duyun yarısı yalan dolan ve geri kalan yarı bilginin sadece ve sadece uygulayıp, tecrübe edilip, emin olduğunuz kısmı doğrudur.

Ben 17 yıllık spor hayatımda antrenman,beslenme ve diyet konusunda o kadar yanlış yaptım ki bu yaptığım yanlışlarla bir kitap bile yazılabilir. Çalıştığım kişilerin sadece benim yaptığım yanlışları yapmamasını sağlamak bile çalıştığım kişileri çok ileri bir seviyeye taşıyabilecek değerdedir.

Dünyada en çok doğruyu bilen insanlar en çok hata yapmış insandır. Benim hedefim yıllar içinde edindiğim tecrübeleri sakatlanma riski oluşturmadan uygulatmak, doğru beslenmeyi ve diyeti öğretmek ve insanların hayalindeki vücuda ve imaja kavuşmasını ve iyi bir ruh halinde yaşamasını sağlamaktır.

Kendi adıma konuşmam gerekirse beslenme ve sporcu diyeti sistemi olarak deneyip uygulamadığım beslenme programı çok azdır ve yıllardır turizm sektöründe çalıştığımdan dolayı açık büfenin bütün nimetlerini kullanan birisiyim. Fakat aldığımız besinlerin fazlası da maalesef vücuda zararlıdır ve bu asla unutmamalıdır. Sonuçta her yediğimiz gıda vücut tarafından işlenmekte ve bunun sonucu vücut enerji sarf etmekte ve bu enerji sonrası vücutta oksidanlar, yani serbest radikaller oluşmaktadır. Benim uyguladığım beslenme ve diyet programında olması gereken makro gıdalar, antioksidanlar, vücudun ihtiyacı olan vitamin ve mineraller ile antrenman yapabilecek enerjiyi sağlayacak gıdalar ve antrenman sonrası yenilenme sürecinde kas yıkımını engel olacak besinlerin olması gerekmektedir. Vücudumuzun sinyallerini dinleyerek tükettiğimiz gıdaların fazla veya eksik olduğunu yılların tecrübesi sonucu anlayabildiğimi düşünmekteyim.

Benim yaşam koçluğu hizmeti verirken en çok önem verdiğim husus çalıştığım kişinin herhangi bir hormon bozukluğu, eklem sakatlığı, tansiyon hastalığı ve kalp hastalığı olup olmadığını klinik testler yaptırıp öğrenmektir. Ayrıca belirli kan testlerini yaptırdıktan sonra kan değerlerine göre kişinin besin toleransı olup olmadığı öğrenilmelidir. Amerika birleşik devletlerinde çok uygulanan bir testle o kişininin toleransı olan, yani zor sindirdiği ve vücuduna zararı olan bu besinleri belirleyip bunları kişinin beslenme ve diyet programından çıkartıp buna göre bir beslenme programı uygulamaktır. Yaşam & İmaj koçluğunu yaptığım her kişinin antrenman sistemi, beslenme programı ve dinlenme günleri farklı olmakla beraber kişinin postür analizini yaptıktan sonra uyguladığım fleksibilite yani esnetme programı bile kişiden kişiye farklılık göstermektedir. Kısaca tam anlamıyla kişiye özel bir çalışma yapmaktayım.

Örneğin Yaşam & İmaj koçluğunu yaptığım kişinin çalıştığı ortamını çok iyi bilmeliyim, işi gereği devamlı oturuyorsa o kişide en zayıf kaslar olarak kalça kasları ve bu kasla bağlantılı erector spinal kaslar ve sırt kaslarının zayıf olması çok normal bir olaydır. Böyle kişilerde doğru postürü elde edebilmek için bu kasları daha fazla çalıştırıp bu kaslarda hipertrofi elde etmek diğer kasları da kişinin durumuna göre çalıştırıp esnetme yapılırsa normal doğru olması gereken postür elde edilebilmektedir.

Yaşam, İmaj ve Gençlik koçu demek topluma ve gençlere kaliteli ve sağlıklı yaşam sağlayan insan demektir. Benim kanaatimce tecrübesi olmayan bir kişi bu anlamda başkasına hiçbir fayda sağlayamaz.

Benim 17 yıllık spor hayatımda katıldığım sertifika programlarına epey bir zaman ayırdım ve bir sürü para harcadım, çünkü yaşam & imaj koçluğunda her zaman kendinizi geliştirmek bir ileri seviyeye getirmek zorundasınız. Katıldığınım sertifika programlarında gerçekten o kadar çok kişiden ders alma imkanı buldum ki bu kişiler genelde Beyso öğretim görevlileri, Profesör, Master Trainer, Yaşam Koçu, İmaj Koçu, Gençlik Koçu olup bu kişilerle tanışma imkanı ve gerçek anlamda kendinizi geliştirme imkanı buluyorsunuz. Bu sektörde her şeyi bilen bir kişi asla yoktur kimisinin bilgisi, kimisinin tecrübesi çoktur ama hem tecrübe, hem bilgisi olanlar kendilerini iyi bir konumda görebilirler .Bu sektörde ne kadar çok kitap okur, ne kadar çok kursa katılır, ne kadar çok kişi çalıştırır, ne kadar çok kişiyi istedikleri konuma getirirseniz o kadar bu işte iyisiniz demektir. Açıkça konuşmak gerekirse siz ne kadar çok bilgi ve birikime sahip olursanız olun çalıştığınız kişinin gerçek anlamda irade, azim ve isteği yoksa siz kocaman bir sıfırsınız. Para kazanmak arzusuyla, asla verdiğiniz beslenme,diyet ve antrenman programını uygulamayacak ve size gereken saygıyı göstermeyecek birisi ile çalışırsanız kariyeriniz başlamadan bitmiş demektir. Kısaca sadece sevdiğiniz, kanınızın ısındığı kişinin yaşam & imaj koçluğunu yapabilirsiniz.

Sonuç itibari ile biz insanlara sadece ve sadece idealindeki vücuda ulaşması için doğru yolu gösteriyoruz, bu yolda yürümesi gereken, sabretmesi gereken ve her engelde ne pahasına olursa olsun yoluna devam etmesi gereken, kişinin kendisidir ve biz bu yolda ona gerekli yerlerde gerekli müdahaleyi yapmalı, gerekli motivasyonu sağlamalı, yaşama sevincini vermeli ve bu zor zamanlarda her zaman yanında olup destek olmalıyız, olay sadece bundan ibarettir.

Kendi tecrübelerime dayanarak söylüyorum ki en çok istekli, iradeli ve azimli olanlar ve hayalindeki imaja veya vücuda en kısa zamanda kavuşan insanlar, imajlarından veya vücutlarından en çok nefret eden insanlardır. 2 +2 = 4 olay bu kadar basit ve nettir.

Yaşam İmaj ve Gençlik Koçu olarak asla ve asla, kendi vücudundan ve imajından memnun, kendini beğenen, yüksek ego sahibi , kendi vücuduyla barışık ve bu halinden memnun kişilerle asla çalışmam. Bunun sebebi bu kişilerin imajını, vücudunu istedikleri şekle sokabilseniz bile irade ve azim eksikliğinden dolayı eski haline tekrar kısa bir sürüde dönme ihtimalinin çok yüksek olmasıdır.

Sonuçta insanlardan para alıyorsunuz ama epey de zaman harcayıp kafa patlatıyorsunuz ve hedefe ulaştığınız kişinin tekrar eski haline gelmesi sizin zamanınızın boşa harcandığını ayrıca kendi referansınızın da çok kötü olması anlamını taşır. Ben ne kadar uğraşırsam uğraşayım kişinin eski imajına dönmesi yine bana fatura edilecektir. Çalıştırdığınız bu kişinin ne kadar kas kütlesini arttırıp bir o kadarda yağlarını yaktırsanız da, sizin reklamınız başka bir kişinin hataları yüzenden telafisi mümkün olmayacak şekilde zarar görecektir.

Ben çalışacağım kişilerle asla ilk etapta para pazarlığına girmem ve ilk önce kişiyi tanımayı, yaşamını incelemeyi ve daha sonra kendisiyle çalışma imkanı olup olmadığını onu kırmayacak güzel bir dille söylerim.

Düşünün çalıştığınız kişinin fabrikası var, imajı çok iyi, otoriter biri, emrinde yüzlerce kişi var o kişinin her şeyiyle ilgilenmek, antrenman ve diyet yaptırmak, iş hayatını antrenman günlerine göre dengelemek hiç kolay bir iş olmamakla beraber, siz onu çalıştırırken bir nevi ona emir verme konumunda olacaksınız ve bu durum herkesin yapabileceği bir iş değildir. Ben çalışacağım kişiyi iyi tanıyıp iyice analiz ettikten sonra gerçekten seversem o kişi ile çalışırım. Bunu adam seçme olarak algılamamak gerekiyor ve bence profesyonellikte budur zaten.

Kendi tecrübelerime dayanarak her zaman dediğim gibi en çok ilerleme kaydeden insanlar bulunduğu durumdan, imajından ve vücudundan EN ÇOK NEFRET EDEN İNSANLARDIR. Böyle olan insanlar asla eski haline dönmek istemezler ve zaten ben insanlara hayatı boyunca uygulayacakları doğru beslenmeyi öğrettiğim için asla böyle bir şey söz konusu bile olmayacaktır.

Günümüzde sevgiden daha değerli olan duygu bence nefrettir çünkü en azından NEFRETİN SAHTESİ YOKTUR. Gerçek anlamda kendi imajını beğenmeyen ve kendi vücudundan nefret eden bir insan kadar azimli, iradeli ve istekli bir insan yeryüzünde yoktur. Bu benim tecrübe ettiğim birçok kişide gördüğüm % 100 doğru bir kavramdır ve hayatta parayla tecrübeyi asla satın alamazsınız.

Yaşam, İmaj, Gençlik Koçluğu hizmetinde zaten bizler antrenman, diyet, beslenme ve dinlenme kriterlerini en ince ayrıntısına kadar düşünüp sadece kişiye özel bir program uygulamakta, antrenmanları birebir uygulamaktayız ve bu sayede çalıştırılmak istenen adale grubu sakatlık riski olmadan ve tam manasıyla çalıştırılmakta ve antrenman sonrası doğru beslenme tam manasıyla yapılmakta ve gerekli sürede dinlenme o kişiye uygulanmaktadır. Çalıştırdığımız kişiye sadece bunları doğru şekilde uygulamak düşüyor.

Fakat şunu asla unutmamak gerekir ki, çalıştırdığınız kişinin istek, azim ve iradesi kadar başarılı olabilirsiniz.

Sonuç itibari ile dünyanın en iyi Yaşam, İmaj, Gençlik Koçu da olsanız karşınızdaki kişide o istek ve azim yoksa hiçbir şey başaramazsınız ve bu bağlamda çalıştırdığınız kişiyi her zaman motive etmeliyiz ve her zaman yanında olmalıyız. Bizim yaptığımız iş sadece kişinin spor salonunda yanında olmak asla değildir ve biz Yaşam & İmaj Koçuyuz, yani yaşamın her zaman içinde ve her zaman kişinin yanında olmalıyız.

Özellikle katıldığım Yaşam, İmaj, Gençlik koçluğu ve Beslenme Koçluğu sertifika programlarında aslında bizim yıllardır doğru bildiğimiz bilgilerin aslında çok yanlış olduğunu ispatlı bir şekilde öğrendim ve insanları hayalindeki imaja, vücuda ve performansa kavuşturmak için en önemli olanın çok iyi bir gözlem ve doğru şartlarda ve doğru zamanda müdahale etmekten geçtiği gerçeğini öğrendim.

Çalıştırdığınız kişiye hipertrofi antrenmanı yaptıracağınız gün kişi gerçekten çok stresli olarak gelmişse asla o antrenmandan verim alınmayacağını bilmeniz gerekir ve anında müdahale ederek sadece cardio veya sadece fleksibilite yani esnetme egzersizleri yaptırmak çok yerinde bir karar olacaktır. Kişilerin psikoloji ve stres durumu da her zaman göz önünde bulundurulmalıdır.

Günümüzde insanların büyük çoğunluğunda olan postür, yani vücut duruş bozuklukları, kişiye özel postür analizini yaptıktan sonra zayıf ve kuvvetli kaslarını belirleyip ona göre bir antrenman programı hazırlanmalı ve kuvvetli olan kas grupları için daha ziyade esnetmeler yapılarak postürün, imajın düzeltilmesi sağlanmalıdır.

Antrenman programı yazarken her kas grubunun kendi içinde bir kuvvet dengesi olması gerektiği asla unutulmamalıdır. Örneğin devamlı bacak antrenmanlarında, quadriceps ön bacak kasları daha aktif olarak çalışmakta ve akabinde hamstring arka bacak kasları yeteri kadar antre edilmediği için bariz biçimde bir kas dengesizliği meydana gelmektedir. Sonuç olarak kişinin kas kütlesinin gelişimini sağlarken kas dengesini de göz ününde bulundurmalısınız. Sizi çalıştıran, antrenman programları yazan bir yaşam fitness antrenörü eğer postür analizini bilmiyorsa kocaman bir sıfırdır. Sonuçta kas dengesi ve postür yağ yakmaktan veya fit bir vücuda sahip olmaktan çok daha önemli bir konudur.

Yaşam İmaj Gençlik Koçluğu elimden geldiği kadar anlattığım üzere çok geniş kapsamlı ve çok ayrıntı gerektiren bir olaydır. Yaşam İmaj Gençlik Koçluğu yapan kişilerin hayatta tecrübe sahibi olmaları gerekmektedir ve yirmili yaşlarda ki birisinin Yaşam İmaj Gençlik Koçluğu yapması imkansızdır. Kendi hayatında ne tecrübe yaşadı ki başkalarına bir faydası bulunsun. Yaşam İmaj Gençlik Koçluğu vay be kulağa ne güzel geliyor dimi ? Birisi sizin her şeyinizle ilgileniyor. Antrenmanlarınızı yaptırıyor. Yediğiniz gıdaları, gerekli kan testleri yapıldıktan sonra hangi gıdaya alerjiniz var ve hangi gıdayı sindirmekte güçlük çekiyorsunuz bütün bunları dahi en ince ayrıntısına kadar belirleyip sizin hayatınızdan çıkartıyor , dengeli bir şekilde beslenmenizi sağlıyor ve hatta bununla kalmıyor tuvalete gittiğinizde idrarınızın rengiyle bile ilgileniyor . Yaşam İmaj Gençlik Koçluğu ne kadar da geniş bir kavram öyle değil mi ?

Benim en çok sevdiğim özeliklerimden birisi delilik derecesinde takıntılı birisi olmamdır. Ben birisini gerçekten hayalindeki imaja, vücuda kavuşturmak istiyorsam bunu başarana kadar asla rahat etmem. Bizim sektörde asla yenilik eksik olmaz ve ben her gün bir iki saatimi sadece bizim sektörle ilgili konuları okumaya ayırırım. Sonuçta bilginin sonu yok ve tecrübe insanın parayla satın alamayacağı bir şeydir. Yaşam İmaj Gençlik Koçluğunda en önemli konulardan birisi ise kişinin içinde bulunduğu psikolojiyi çok iyi analiz edip gerekli müdahaleyi yapmaktır.

Anlatmak istediğim olay, sadece bir doğru yoktur, binlerce doğru yol vardır. Yaşam İmaj Gençlik Koçluğu demek insanların her zaman ulaşabileceği, güvenebileceği ve insanları hayalindeki vücuda kavuşturabilecek kişidir. İnsanlara sadece antrenman yaptırmak veya sadece beslenmesini düzenlemek ile Yaşam İmaj Gençlik Koçu olunmuyor.

Yaşam İmaj Gençlik Koçu insanların yaşam kalitesini arttırmak, imajını düzeltmek ve bunu yaparken de ruh halini en üst seviyede pozitif tutmaktır. Daha sağlıklı, daha mutlu, daha kaslı, daha neşeli ve daha pozitif bir yaşam dileğiyle herkese saygılar…